son.10 yazı
en çok.okunanlar
bağlantılar
link değişimi için bana ulaşınanket
Bu aralar okuduğum kitap; Dava, yazarı Franz Kafka...
Eskide Kalan
Karmaşık şehir hayatı ve bu karmaşada sürüp giden, gitmeye çalışan bir ders döneminin ardından gelen yaz tatili bir fırsattır beni ben yapan, memleketim ve aynı zamanda evim olan, sevdiklerimi barındıran güzel ilçem Görele'ye kavuşmak için. Ağaçların yeniden yeşermesidir, menekşelerin mor ışığını, kuşların sokakta top oynayan çocukların sesine karışan cıvıltısını tekrar yaşayabilmektir Görele. Eskilerden kalan bir kaç anıyı hüzünlenmeye değer bulmaktır. Kendini tek başına sahilde oturuken bulmaktır belki de. Ya da martıların denizle dansını, balıkçı teknelerinin silüetini kıskanmaktır akşamüstü alacakaranlığında.

Salı günlerinin tatlı telaşını yaşamaktır Kumyalı'nın, kalabalık ve dar sokaklarına sıkıştırılmış pazar tezgâhlarının aralarından geçerkenki. Pek sıcak bir yaz günü şemsiyenin gölgesinde kaymak dondurma yemektir sevdiğinle. Eski bir dostu karşınıza çıkartıverirken Konak Düzü'nde, hayran kalmaktır tekrar zamanın anlamını yitirmesine. Hayran kalmaktır eskiye, eskide kalanlara, nostaljiye. "Sis Dağı'nın başları da küfür küfür eseyi" diye mırıldanıp yürürken yağan hoyrat bir yağmurdur, bardaktan boşanırcasına ama sakin. Sevgiye dair ne varsa içte, işte odur Görele...
Eskiye özlem duymak hangi dönem olursa olsun cazip gelir insanın hüzün dolu doğasına. "Eski güzelliği yok artık oraların" demek, memleketini bırakmış, bırakmak zorunda kalmış insanın klişesidir. Bu doğayı terketmek biraz da ihanet olacaktır zaten insanın kendi ruhuna. Bütün bunları dile getirmekteki amacım biraz da kendi yaşadığımdır. Çocukluğumu geçirdiğim Görele eski Görele değildir benim için ve dönemeyecektir eski haline. Ne bileyim, sıcak mı sıcak bir yaz gününde, denizden gelen hafif rüzgârın verdiği rahatlama eşliğinde denizle içiçe yemyeşil ağaçların altında parka gidip bir çay içmek bir mazidir benim için. Denizle şehrin arasına giren o buz gibi sahil yolu, denizden vazgeçemeyen Karadeniz insanı için geri dönüşü olmayan bir yolun çıkmazıdır aynı zamanda. Eski güzelliğine dönemeyecek olsa da artık, tüm bunları kabul edilebilir yapan, Görele'nin saf insanıdır. En dokunaklı anında bile gülebilmeyi, mutlu olmayı başarıyorsa insan oradayken, sırf gülücükleri yüzünden eksik olmayan, her şeye rağmen huzurlu olmayı bir tercih gören Karadeniz insanı mizacıdır bunu sağlayan. Ara sıra yapılan ziyaretlerle daha da büyüyor gözümde Görele, ne de olsa özlemdir değer verdiren. Zihnin eskilerinde kalmış eski bir sokak dahi olsa farkedilen, yetiyor da artıyor her insanına ayrı bir gözle bakmaya, acaba birileri var mıdır çocuklukta kalmış ama yaşamaya devam eden. Ne iyi olurdu değil mi bir tanıdık çıksa ve şaşırsak iki başımıza, sonra da lafa dalsak farketmeden saatlerin ilerlediğini.
Görele'ye dair bahsetemeye değer çok fazla anı var gerçekten. Kalem bir yere kadar tabii. Daha da fazlasıyla görüşebilmek dileğiyle...
YORUM EKLE
Rastgele Haber
- Bayram Tatilim Hakkında 16 Aralık 2008- Kitap Fuarı İzlenimlerim - İlk İki Gün 03 Kasım 2008
- Epeydir Yazamadım 05 Ekim 2008
- Yeni Bir Uygulama 03 Mayıs 2008
- Bir Yıl... 19 Nisan 2008
bu yazıya yapılmış yorumlar
sen de yorum ekle