son.10 yazı
en çok.okunanlar
bağlantılar
link değişimi için bana ulaşınanket
Bu aralar okuduğum kitap; Dava, yazarı Franz Kafka...
Yayıncılığın Sorunları Ve Çözüm Önerileri
Son zamanlarda etkilerini apaçık göstermekte olan küresel mali krizin, -her ne kadar aksi iddia edilse de- en fazla gelişmekte olan(!) ekonomilere sahip ülkeleri etkilediği ortada. Bu etkilenmeden payını hemen her sektör kendince yaşamakta. Yayıncılık sektörü -ki aslında devlet tarafından bir sektör olarak tanımlanmıyor veya tanımlanamıyor- de bunlardan biri şüphesiz. Yayıncılık dünyasının da bu krizden etkilendiğini görebilmek adına son bir kaç dergiye, gazete ekine ve yayıncı kurumlardan gelen açıklama niteliğindeki yazılara bakmak yeterli. Öyle ki ilk başlarda mali krizin olası etkilerine kayıtsız kalan yayıncılar ve yazarlar da artık durumun ciddi anlamda farkındalar ve bu durum daha geniş kitlelerde gündem konusu haline gelmiş durumda.

Kitap satışlarına baktığımızda her yıl büyük oranda kayıpların olduğunu görmek zor değil. Artık belli bir kesimin dışında kalanlar ya hiç kitap satın almıyor ya da korsan kitaba yöneliyor. Yeri gelmişken; Türkiye'de korsan satışlarının tüm kitap satışlarının yüzde kırkını oluşturduğunu da söyleyeyim ve bu oran her ne hikmetse sanki destekleniyormuşçasına hiç değişmiyor, hatta artıyor da denebilir. Bu sebeple yayıncılığı baltalayan en önemli unsur korsan kitaplar. Bir diğer unsur ise bizzat yayıncı kuruluşların kendisi. Kitap fiyatlarını düşük tutarak haksız rekabet yaratan ve bazen de çok satan kitaplara yüklenerek sadece günü kurtarmayı amaç edinen bir takım yayıncı kuruluşlar emek vererek bu işi sürdürmeye çalışan ve maddi kaynakları kısıtlı olan bir çok kuruluşu adeta iflasın eşiğine getiriyor.
Peki, ne yapmalı? Bu sorunun tek ve net bir cevabı yok şüphesiz. Küresel bir mali kriz söz konusu olduğu sürece yaratılan çözümler geçici olmaktan öteye gidemeyecek ne yazık ki. Ancak durum yine de bu kadar umutsuzca değil. İlkokul çağındaki bireylere okuma alışkanlığı kazandırarak pek çok şeyin üstesinde gelinebilir bence. Sıkıcı okul kitaplarından kurtularak bireylere daha aktif bir okul hayatı kazandırılabilir. Yok olmaya terkedilmiş halk kütüphaneleri yeniden canlandırılabilir ve ilgili devlet kurumundan sağlanan kaynaklar artırılabilir. Kendini toplumun okuyan kesimi arasında gören bireyler ise bu noktada en büyük sorumluluğu alacak kesimdir. Her türlü krize rağmen okumasını devam ettirecek bir kitabı alacak maddi durum her zaman vardır.
"Okuru, kendi varlığını kanıtlamaya çağırıyorum." B. S. Johnson
Bu yazımla hem yayıncı kuruluşların içinde bulunduğu durumu hem de kendimce çözümlerimi paylaştım. Okuma konusunda en ufak da olsa bir katkım olursa bundan büyük mutluluk ve onur duyarım. İyi günlerde, güzel yazılarla tekrar görüşmek dileğimle...
İLK YORUMU SEN EKLE
Rastgele Haber
- Eskide Kalan 07 Ocak 2009- Bembeyaz Bir Mutluluk 29 Aralık 2008
- Susma Oku! 27 Aralık 2008
- Bayram Tatilim Hakkında 16 Aralık 2008
- Kitap Fuarı İzlenimlerim - İlk İki Gün 03 Kasım 2008