dahi bu DA neyin nesi!


Bu aralar okuduğum kitap; Dava, yazarı Franz Kafka...

Yazmak Üzerine

Yazılma: 03 Mart 2009 | 0 yorum | yorum ekle

Beyinleri uyuşturan kaosu ve yanında getirdiği düşünsel zaafiyeti kenardan izlemek istiyorum bir an, yapmacık heyecanlı yaşamların sığlığına bir yabancı gözüyle bakabilmek. Belli ki aradığım bir şeyler var, mutluluk olabilir mi? Kenardaki "ben", mutluluğu başarma hırsıyla elde edilmiş bir sevinçte aramak yerine, sessizlikte ve yalnızlıkta arıyorum, düşünerek ve yazarak. Düşünmek için mi kenara çekildim ben şimdi yani? Yalnızlık gerekli mi bunun için ya da burada gerçekten yalnız olduğumu düşünerek aptallık mı ediyorum? Her şey bir yana kargaşaya teslim ettiğim "ben"i yönetebiliyorum kenardan.

Düşünmek bir anahtar ya da bir kumanda gibi. Yazmak ise düşünceyi kusmak hali. Bir hastalık gibi, durdurulamaz. İlaçlar faydasız geliyor. Gecenin bir yarısı kıvrandıran bir ağrıyla uyanıp, zamanın geride kalan diliminin farkında olmadan oturmak, akıtmak içindeki irini. Geceyi gündüz, gündüzü gece yapmak arkası alınamayan bir devrim misali. Güneşli ama serin bir ağustos pazarına uyandıktan sonra pencereyi açıp tertemiz havayı solumak ve o anda tele konan bir güvercine imrenmek. Evden kaçmak istemek. Denize gitmek ve martıların çarşaf denizle aşkını seyre dalmak, ılık bir rüzgarın enseyi okşamasını, kavak ağaçlarının kulaktaki hışıltısını dinlemek. Bir bankta otururken karşıdan sevgilinin gelmesindeki yalınlığı ve tarifsiz duyguyu aynı anda hissetmek, öpüşmek. Sevmek, sadece sevmek, hem de tutkuyla. Adı anıldığında göğüste bir kuşun kanatlandığını hissetmek. Bir kuş gibi ya da bir şizofren gibi yaşamak, karşı gelmek alışılagelmişe. Hayallerden oluşan bir denize atmak kendini, intihar etmek. Avaz avaz bağırmak tutku adına. Bağıran benlikten parçalar koparıp kendinle paylaşmak. Kafka olup ölümden bile daha derin uykulara dalmak, Dostoyevski olmak ya da sadece kendince üretmek. Yolun sonuna gelindiğinde ise gurur duymak geride kalan parçalarla. Sonsuzluğa giden her adımda yeryüzünün titreyişinden zevk almak.

Kenardaki "ben" benim, ortadaki "ben" de benim. Bir müddetliğine tekrar bir aradayız, ne kenarda ne tam ortada, ne çok sıkı ne de çok gevşek. Düşüncelerden oluşan boğuk, dumanlarla kaplı ve aynı zamanda şaşkınlık uyandırıcı bir mutluluğu da içeren küçük bir odada yalnızlığa devam...

etiketler: yalnızlık, düsünmek, kafka, dostoyevski, ask, edebiyat, deneme

İLK YORUMU SEN EKLE

Rastgele Haber

- Redd'in Yeni Albümü: 21 09 Nisan 2009
- Devinim ve Yenilik 09 Nisan 2009
- Hevesli ve Bir Aşık 14 Mart 2009
- Yazmak Üzerine 03 Mart 2009
- Bataille'in Yeni Ahlakı 06 Şubat 2009

bu yazıya henüz yorum yapılmamış