dahi bu DA neyin nesi!


Bu aralar okuduğum kitap; Dava, yazarı Franz Kafka...

Bitti Ve Gidiyorum

Yazılma: 24 Haziran 2009 | 1 yorum

Bittikten sonra başka bir eylem başlar. Örneğin yemek yedikten sonra sırada mayışmak olabilir veya işinize kaldığınız yerden devam etmek, uyandıktan sonra yüzünüzü yıkarsınız, okuduğunuz kitap bittiyse sıradaki için heyecanlanırsınız veya sevmemişsinizdir de derin bir oh çekersiniz. Ders bittiyse arkadaşlarınızla bir yere gidip çay-kahve-bira vb. içebilir veya eve gidip uyuyabilirsiniz, eğer dönem bittiyse tatile çıkarsınız, ailenizin yanına gidersiniz, ya da hiçbir şey yapmadan günlerinizi geçirirsiniz. Benim de bu dönemim bitti ve ne yapıyorum, gidiyorum; boşluğa.

Efendim, acısıyla ve tatlısıyla bir dönemin daha sonuna erişmiş iken, bugün (24 Haziran 2009) vuku bulması ve daha önceki bir yazımda da belirttiğim üzere yaklaşık on altı saat sürmesi beklenen otobüs yolculuğu sonrasında, sona erecek olan aile, arkadaş, dost, sıla özlemini en derin saygılarımla selamlıyor, darısı da başınıza diyorum. İşbu, yaz tatiline nail olmam hasebiyle içinde bulunduğum vaziyetin ehemmiyetini ilam eder günlük notumdur. Dört hafta gibi acayip, hatta accayipp derecede uzun olan bu tatil, bir nevi, dönem içerisinde göstermiş olduğum üstün başarının mükafatlandırılması anlamını da taşıdığından, icra edilmesi elzem eylemlerin a dört ebatında çizgisiz beyaz bir kağıda sıralanması mecburiyetini de beraberinde getirmiş bulunmaktadır. Bununla beraber, işlem sonrası o kağıda akıtılan servet için üzülmek gerekliliği de şart olmuştur. Zira kırtasiyeden satın alınan söz konusu kağıt, işlem sonrası da kar beyaz kalarak beynimin kıvrımlarında filizlenen mühim fikirlerimi günlük hayata uyarlama adına olan şevkimi, kendisiyle birlikte yumurulup çöp kutusunun en izlemsel noktasına sürüklemiştir. Böylece son sınavın bitişinden takriben yarım saniye sonra sinir sistemimdeki bütün bağlantıları kendine hane edinen boş olmanın bütün vücuda yayılan kamaşma hissi, kendini somutlaştırmak için çokça çaba sarfetmek zorunda kalmamıştır.

Tabii durum bu kadar ağlatı niteliğinde olmasa da öğrenci bünye ile mevcut tatil süresini az bulmak çok da görülmemelidir. Aslını sorarsanız buraya gelene kadar her sene ucundan köşesinden yavaş yavaş kırpılmaktaydı. İlk seneyi hatırlarım da üç buçuk ay süren tatilin son bir ayı içimdeki sıkıntı balonunun patlama kertesine dönüşümünü dehşetle anarım. İşte o günden bugüne çok şey değişti. Belki de artık öğrenci bile değilimdir. Baksanıza seneye ders, sınav falan da yokmuş. Aman kimseler duymasın bunu, sonra kolay zanneder de sıraya girerler tecrübesiz toy zihinler.

Bunca laf kalabalığının ardından, beşinci dönemin de sonuna gelmiş olmamın verdiği rahatlama duygusu ile söz konusu süre boyunca buraların sahipsiz kalacağını belirtir, elde olanla yetinmenin önemine dikkat çekerim. Her şeye rağmen hala dimdik ayakta kalabilen ve beni hiç bir başıma bırakmayan heyecanımla yeni yazılarda okunabilmek dileğimle, hepinize güzel günler, tatil yapacak olanlara iyi tatiller, yapamayacaklara da kolaylıklar... Şimdilik hoşça kalın...

etiketler: tatil, yaztatili, günlük

YORUM EKLE

Rastgele Haber

- Redd'in Yeni Albümü: 21 09 Nisan 2009
- Devinim ve Yenilik 09 Nisan 2009
- Hevesli ve Bir Aşık 14 Mart 2009
- Yazmak Üzerine 03 Mart 2009
- Bataille'in Yeni Ahlakı 06 Şubat 2009

bu yazıya yapılmış yorumlar


. 23 Temmuz 2009 15:39:33 tarihinde demiş ki;

süper bi yazı... ve iyi tatiller sana =)!

sen de yorum ekle